Kasım Ayı Bitkisi: Karanfil

29 Kasım 2023 Genel
Kasım Ayı Bitkisi: Karanfil
Kevser Rıdvanoğlu, üniversite sınavı sonrasında Almanya’ya yerleşerek orada dil eğitimi ardından Biyokimya lisans eğitimine başlamıştır. Geçen 4 senenin sonunda ülkeye geri dönüp Altınbaş Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde lisans eğitimine devam etmiştir. Bu süreç içinde Altınbaş Üniversitesi Eczacılık Kulübü başkanlığı, Türk Eczacıları Birliği Gençlik Komisyonu ve İstanbul Eczacı Odası delegesi olarak görev almıştır. Dermokozmetik Okulu literatür tarama ekibinde olan görevinin ardından okul bünyesinde eğitim ve organizasyondan sorumlu olmuştur. Şu an Alanya’da bir eczanede yardımcı eczacı olarak çalışmaktadır.

Karanfil veya çöp karanfil, Mersingiller (Myrtaceae) familyasına ait olup kurutulmuş çiçek tomurcuklarıdır. Günümüzde tüm tropik ülkelerde yetiştirilmekte olan bitkinin üretimi, en çok Doğu Afrika'da Tanzanya'nın Zengibar ve Pemba Adaları'nda yapılmaktadır. Çöp karanfil %15-20 oranında, sudan ağır olan uçucu yağ içerir. Uçucu yağın ana bileşiği, %85-95 oranında bulunan öjenoldür. Uçucu yağın diğer önemli bileşikleri; öjenil asetat (%4-15), beta-karyofilen (%5-14), alifatik ketonlar ve monoterpenlerdir. Drogda ayrıca; tanenler (%12), flavonoitler (% 0,4), fenol karboksilik asitler, steroller, triterpenler, kromon glikozitleri ve sabit yağ bulunur.

 

Ağız ve Diş Sağlığı

Çöp karanfil, özellikle baharat olarak kullanılır. Uçucu yağı, önemli antibakteriyel etkiye sahiptir ve bilhassa diş hekimliğinde antiseptik olarak kullanılır. Uçuk (Herpes) virüsüne karşı antiviral etkisi ve plak oluşturan ağız patojenlerine karşı antibakteriyel etkisi bildirilmiştir.  Ağız kokusunu hafifletmenin yanında ağızda çürüklere yol açan bazı mikroplar üzerinde etkili olduğu (Porphyromonas gingivalis, Prevotella intermedia), bunların gelişimini önlediği deneysel olarak da ortaya konmuştur. Yapılan bu çalışmada mikropların gelişmesini önleyen madde karanfil yağında bulunan bileşenler değil, fenolik maddeler (kempferol ve mirisetin) olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla kurutulmuş karanfil çiçeklerinin doğrudan ağızda tutulması karanfilin yararını daha da artırabilir. Piyasada diş macunu ve gargaraların formülasyonları oluşturulurken karanfilin bu antiseptik özelliğinden faydalanıldığı da görülmektedir. Diş çürüklerinde etkisini “yerel anestezik” olarak ağrıyan kısmın uyuşturularak ağrının daha dayanılabilir hale gelmesini sağlayarak gösteriyor. Bu amaçla karanfil yağının içerisinde bulunan bileşenlerden sadece beta-karyofilenin etkili olduğu tespit edilmiş.

 

Kanser Önlenmesi

 

Karanfil ile ilgili yürütülen çalışmalarda ortaya çıkan bir başka bulgu da kuvvetli antioksidan etkisi bulunmasıdır. Günde 1 bardak tüketilen karanfil çayı vücudumuzda serbest radikal hasarının önlenmesinde yararlı olabilir.

 

Mide-Bağırsak Sağlığı

 

Karanfilin sindirimi kolaylaştırıcı, gaz söktürücü, krampları giderici, sinirleri uyarıcı ve tonik etkileri nedeniyle kullanıldığı görülmektedir. Karanfil tomurcuğu mide ülseri tedavisinde, şişkinlik ve ishal gibi mide-bağırsak sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Çiçek tomurcuklarından dekoksiyon yöntemiyle hazırlanan çay dahili olarak tüketilebilir.

 

Karanfil çayı aynı zamanda nikotin maddesinin kotinine dönüşümünü hızlandırarak vücuttan çabuk atılmasını sağlar. Bu sayede karanfil çayını tüketen bireylerde sigara yoksunluk belirtileri azalmış olur. Yapılan deneyler sonucu denenen diğer bitki çaylarına oranla karanfil çayının başarısı üç misli daha fazladır. Bazı ülkelerde cinsel gücü artırıcı etkisinden faydalanıldığı da belirtilmektedir.

 

Antibiyotik Kullanımı Esnasında Karanfil Yağı

 

Karanfilin mikroorganizmalar üzerindeki etkisini inceleyen çalışmalar arasında farklı etki şekillerine sahip 13 antibiyotiğin Staphylococcus aureus mikroorganizma üzerindeki etkisi incelenmiştir. Deney sonucunda karanfil özütünün 13 antibiyotikten 11’inin etkisini kuvvetlendirdiği gözlenmiştir.

 

Lütfen Dikkat!

Karaciğere toksik etki gösterebilirken aktif bileşiklere karşı aşırı hassasiyet gelişebilir.

Kullanımlarında mutlaka doktorunuza ve eczacınıza danışınız.

Hamilelikte ve emzirme döneminde kullanılmamalıdır.

 

Ecz. Kevser Rıdvanoğlu


Yararlanılan Kaynaklar:

 

  • K. Hüsnü Can Başer, Bağ Bahçe Dergisi, Sayı:53, 2014.

 

  • L. Ömür Demirezer, Tayfun Ersöz, İclal Saraçoğlu, Bilge Şener, Ayşegül Köroğlu, Funda N. Yalçın, A’dan Z’ye Tıbbi Bitkiler, S: 248.

 

 

Paylaş
Reklam
Reklam